22 Kasım 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Kızıl Ateş | Ilona Andrews

Kitap Adı: Kızıl Ateş
Özgün Adı: Burn For Me
Yazar: Ilona Andrews
Seri: Hidden Legacy(#1)
Tür: Fantastik, Paranormal 
Çevirmen: Hanife Albayrak
Yayıncı: Yabancı
Sayfa: 408


Ben ateşim: Benim için yan.

Nevada Baylor dedektiflik kariyerinin en zorlu göreviyle karşı karşıyaydı; dengesiz bir şüpheliyi bulup ailesine teslim etmek. Bu görev tam bir intihar girişimiydi. Yakalaması gereken kişi en yüksek seviyede büyü gücüne sahip bir Lider'di ve önüne gelen her şeyi ve herkesi ateşe veriyordu. 

Ve sonra son derece karanlık ve baştan çıkarıcı bir milyarder ve aynı derecede güçlü başka bir Lider, Connor "Çılgın" Rogan ortaya çıkmış ve Nevada'yı kaçırmıştı. Nevada ondan kaçmakla, kendisini onun kollarına bırakmak arasında bocalıyordu. Ve daha da kötüsü, hayatta kalabilmek için Çılgın Rogan'la işbirliği yapmak zorundaydı. 

Rogan da Nevada'yla aynı hedefin peşindeydi, bu nedenle ona ihtiyacı vardı. Fakat Nevada kolay lokma değildi ve Rogan hayatında ilk kez kendinden başka birisini önemsemeye başlamıştı. Ama Rogan büyü dünyasında aşkın da en az ölüm kadar tehlikeli olabildiğini çok önceden öğrenmişti. 



Taze taze yorum gireyim hevesiyle başladığım ama sonunun hüsran olduğu bir yorumla karşınızdayım. Kitabı ne zaman bitirdim, yoruma ne zaman başladım hatırlamıyorum bile. Okula alışma süreciydi, derslerdi, vizelerdi derken öyle kaptırmışım ki kendimi, bayıldığım bu kitap arada kaynadı gitti. Umarım üstünden bunca zaman geçmişken hakkını vererek yapabilirim yorumunu.

Yıllar önce bulunan Osiris isimli serumla insanlar büyü gücüne sahip oluyorlar. İnsanoğlu her zaman daha fazlasını istediği için, konu büyü gücü olunca bu istek daha da artıyor ve üreticiler serumu bir süre sonra ortadan kaldırmak zorunda kalıyorlar. Fakat serumu bulanların düşünemediği, büyü gücünün genetik yolla nesilden nesle geçebildiği. Bununla birlikte hanedanlıklar kuruluyor, güçlü olan gücüne güç katıyor. Büyü kullanıcıları ise, Düşük, Ortalama, Dikkat Çeken, Önemli ve Lider olmak üzere beş gruba ayrılıyor.


1 Kasım 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Darmadağınık | Emma Chase [Tangled #2]

Kitap Adı: Darmadağınık
Özgün Adı: Twisted
Yazar: Emma Chase
Seri: Tangled(#2)
Tür: Günümüz, Romantik Komedi
Çevirmen: Deniz Beril Bacaklılar
Yayıncı: Ephesus
Sayfa: 382 


New York Times çok satan yazarı Emma Chase'in Karmakarışık adlı kitabının devamı olan Darmadağınık'ta, Kate'le Drew'un başına beklenmedik olaylar geliyor ve ikili ilişkileri için yeniden pazarlığa oturma ihtiyacı hissediyor.

İnsanlar ikiye ayrılır: Yaşananlara temkinli yaklaşanlar ve gözünü daldan budaktan sakınmayanlar… Ben hep sakin kalmaktan yana olmuşumdur. Tedbirli, planlar yapan biriyim. Ne var ki, Drew Evans'la tanıştığımda her şey değişti. Drew çok inatçıydı. Kendisine ve tabii bana çok güveniyordu.

Ama bütün aşk hikâyeleri sonsuza dek mutlu devam etmez. Drew ile atlarımızı batan güneşe doğru süreceğimizi mi düşünmüştünüz? O zaman aramıza hoş geldiniz! Şimdi hayatımın en önemli seçimini yapmak zorundayım. Drew ise kendi seçimini çoktan yaptı. Hatta bu kararı ikimiz adına da vermeye çalıştı. Ama bildiğiniz gibi, ben öyle biri değilim. O yüzden tek başıma Greenville, Ohio'ya döndüm. Gerçi aslına bakarsanız tam olarak yalnız sayılmam… 

Şunu öğrendim ki eski alışkanlıklar kolay kolay yok olmuyor. Ve bazen yolunuza devam edebilmek için, başladığınız yere dönmek zorunda kalıyorsunuz. 



Drew ve Kate'in ilk kitabı Karmakarışık'ı daha önce yorumlamış ve epey çelişkili duygular yaşadığımı belirtmiştim. Her şeyi ilk olarak Drew'in bakış açısından okuduğumdan olsa gerek biraz, nasıl desem...bilmiyorum işte burayı ciddi anlamda doldurabilecek bir kelime bulamıyorum fakat sanırım bana fazla gelen Drew'in dürüstlüğüydü. Dürüstlükten kastım şu ki, direk olarak bir erkek beyni nasıl çalışır sorusuna cevapları fazla açıktı. Yani, ne bileyim, mesela ilişkilerinden erkek arkadaşlarına en ince ayrıntısına kadar bahsetmesi, Kate'den hoşlanmasına rağmen başka kadınlarla birlikte olması ve aklının nasıl çalışğını, erkeklerin akıllarının nasıl çalışğını açıkça, sözünü sakınmadan bizlere anlatması... Biraz daha üstü kapalı bir anlatım olsaydı bu kadar takmayacaktım belki.

Neyse tekrar buralara dönmeyeceğim çünkü deştikçe daha çok çelişeceğim kendimle. Bu nedenle direk serinin ikinci kitabı olan Darmadağınık yorumuna geçiyorum. İlk kitabın aksine Darmadağınık'ı Kate'in bakış açısından yani aşina olduğumuz, kadın karakter bakış açısından okuyoruz. Gerçi Kate'i tanımaya başladıkça anladım ki aslında Drew'le birbirlerine gerçekten benziyorlar. İlk kitapta Drew'in anlatımına alışğım için başlarda Kate'e tam ısınamadım ama dediğim gibi birbirlerine olan benzerlikleri bu farkı ortadan kaldırdı hemen. Öyle ki bir süre sonra artık olayın kimin bakış açısından olduğuna takmamaya sadece kurguya odaklanmaya başladım.  

13 Ekim 2015 Salı

Kitap Yorumu: Çirkin Aşk | Colleen Hoveer

Kitap Adı: Çirkin Aşk
Özgün Adı: Ugly Love
Yazar: Colleen Hoveer
Tür: Yeni Yetişkin, Günümüz, Romantik
Çevirmen: Kübra Tekneci
Yayıncı: Epsilon
Sayfa: 368

New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle
geri dönüyor.

Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır.
Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar.


Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor.
Aşk çirkinleşiyor.


Eğer bu yorumu birkaç gün önce gece üç civarı yani kitabı bitirdiğimde yazmış olsaydım muhtemelen depresif ve biraz nefret dolu bir yorum olacaktı. O anki uykusuzluk ve yorgunluk üzerine bir de beni allak bullak eden bir kurgu eklenince... Eh az çok tahmin edersiniz sanırım ruh halimi. Fakat şuan, kitabı okumam üzerinden birkaç gün geçtikten sonra, olumsuz birçok düşünceyi üzerimden atmış durumdayım. Aksine düşünme fırsatım olduğundan dolayı kurguyu ve karakterleri daha iyi anlayıp, daha farklı bir perspektiften bakmaya çalışıyorum olaylara.

Yoruma tam olarak geçmeden önce spoiler içereceğini belirtmek istiyorum. Zira diğer türlü duygularımı pek ifade edemeyeceğimi düşünüyorum. Çok fazla vermemeye çalışacağım ama kitabı okumayanlar ve spoilerdan rahatsız olanlar için bu not burada bulunsun. 

2 Ekim 2015 Cuma

Kitap Yorumu/Alıntılar: Lola ve Komşu Çocuk | Stephanie Perkins

Kitap Adı: Lola ve Komşu Çocuk
Özgün Adı: Lola and the Boy Next Door
Seri Adı: Anna and the French Kiss (#2)
Yazar: Stephanie Perkins
Tür: Genç Yetişkin, Günümüz
Çevirmen: Aslı Tümerkan
Yayıncı: Yabancı
Sayfa: 320


Lola ve Komşu Çocuk, hem tatlı bir aşk hem gerçekçi bir dostluk hem de John Green ve Rainbow Rowell sevenlerin zevkle kucak açacağı bir kendini bulma hikâyesi.

Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkı olabilir mi? Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu... O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola'nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı. Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola'nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini gün yüzüne çıkarana kadar.




Konusuna ayrı, sunumuna ayrı bayıldığım Lola ve Komşu Çocuk yaklaşık 10 dakika önce falan bitti. Tabii şimdi siz diyeceksiniz bu kız bu kitaba günleeer önce başlamadı mı? Eh başladım başlamasına ama benim son zamanlardaki lanetim de bu sanırım. Çıkmasını dört gözle beklediğim ve büyük bir hevesle aldığım kitapların sonunu bir türlü getiremiyorum bir süredir. -Aslında ağır reading slump yaşıyor- Lola da ne yazık ki bu şanssız kervanın bir yolcusu oldu. Ama sanmayın ki kitabı beğenmediğimden yada konu akıp gitmediğindendi bu durum. Zira kitap gerçekten MÜTHİŞTİ! 

Bazen diğer kitaplara başlamadan şöyle üstünkörü göz atardım yorumlara kim ne demiş, ne düşünmüş, beğenmiş mi beğenmemiş mi diye. Lola'da ise özellikle kaçındım yorumlardan düşüncelerimin etkilenmemesi için. Açıkçası kitabı daha yeni bitirdiğim için memnunum da bu durumdan. Diğer türlü görüşlerim epeyce çelişki barındırabilirdi diye düşünüyorum.

1 Ekim 2015 Perşembe

Elveda Haziran & İşgalci | Çekiliş Sonucu



Merhabalar, nasılsınız? Şahsen ben ölü gibiyim, yeni eve girebildim. -,- Dersler, evde yapılacak şeyler... Bir koşuşturma gidiyoruz. Eminim bir çoğunuz da benim gibi uğraşıp duruyor... Her şey hepimiz için güzel olur umarım. Neyse, lafı daha fazla uzatmadan bizden kitap kazanan şanslı okurları açıklayayım. :D Hepinize katılımınız ve desteğiniz için teşekkür ediyoruz. :')

Elveda Haziran kitabının kazananı, Mustafa Havakara; İşgalci kitabının kazananı ise Tuğçe Caner olmuştur. İletişim bilgilerini Facebook sayfamıza mesaj atabilirler. Tebrik ediyor, güzel günlerde okumalarını diliyorum. :')



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...