Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Özgün Adı: Paper Towns
Yazar: John Green
Tür: Genç Yetişkin, Gizem
Çevirmen: Banu Talu
Yayıncı: Pegasus
Sayfa: 320
Kendini ararken kaybolmanın ve yeni bir başlangıçla hayat ile aşkı keşfetmenin hikâyesi...
Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer.
Genç kızla sabaha kadar ortalığı karıştırdıktan sonra okula giden Quentin, her zaman bilinmezlerle dolu olan Margo'nun artık tam bir gizeme dönüştüğünü keşfedecektir. Fakat kısa süre sonra ipuçları olduğunu ve bunların kendisi için bırakıldığını fark eder. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen ipuçlarının peşinde inatla ilerlemesine rağmen Quentin, Margo'ya ne kadar yaklaşırsa, tanıdığını sandığı kızdan o kadar uzaklaştığını görecektir...
Uyumsuz'u okurken yaptığım hatayı hatırlıyor musunuz? Bu kitapta da tam olarak aynısını yaptım. Ama şimdi kitabı yeni bitirmişim, film hala gösterimde... Siz olsanız kaçırır mıydınız? Bence kaçırmazdınız. :D
İlk önce biraz kitaptan bahsedeyim... Ben sevdim. Hatta şimdiye kadar okuduklarım arasında (Aynı Yıldızın Altında, İlk Aşk) en güzeliydi.
Kağıttan Kentler, esas çocuğumuz Quentin'in ağzından anlatılıyor. Quentin, küçüklüğünden beri komşularının kızı Margo'ya aşık sıradan bir çocuk. Margo ise; tuhaf, gizemli ve oldukça popüler bir kız. Küçükken en iyi arkadaş olan bu ikilinin arası büyüdükçe açılıyor. Sonra bir gece Margo Roth Spiegelman, Quentin Jacobsen'ın penceresinde beliriyor ve bütün işler değişiyor.
Kendisini bir intikam planının içinde bulan Quentin, Margo'yla müthiş bir gece geçiriyor ve ertesi sabah Margo'nun ortadan kaybolduğunu öğreniyor. Kendisine bırakılan ipuçlarını takip eden Quentin'in macerası tam olarak burada başlıyor.
Categories
Film Yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film Yorumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ağustos 2015 Çarşamba
18 Şubat 2015 Çarşamba
Film Yorumu: Gia (1998)
Yönetmen: Michael Cristofer
Yapım: 1998 / ABD / 120 dk
Oyuncular: Angelina Jolie, Faye Dunaway, Elizabeth Mitchell
Tür: Biyografi, Drama
Amerika’nın ilk top modeli olan Gia Marie Carangi’nin 17 yaşından başlayarak 1986 yılındaki ölümüne kadar geçen süredeki hayat hikayesi anlatılıyor.
Gia’nın başarılarla, hayal kırıklarıyla, iniş-çıkışlarla dolu kariyerinden ilişkilerine kadar özel yaşamı tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor.
Angelina Jolie’nin görülmeye değer performansı sayesinde tekrardan vücut bulan Gia’nın trajik hikayesinin anlatıldığı film, hem Angelina Jolie’ye hem de Faye Dunaway’e Altın Küre kazandırmıştır.
Gia’nın başarılarla, hayal kırıklarıyla, iniş-çıkışlarla dolu kariyerinden ilişkilerine kadar özel yaşamı tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor.
Angelina Jolie’nin görülmeye değer performansı sayesinde tekrardan vücut bulan Gia’nın trajik hikayesinin anlatıldığı film, hem Angelina Jolie’ye hem de Faye Dunaway’e Altın Küre kazandırmıştır.
Şu filmden sonra tek bir şey söylenir: Gelmiş geçmiş en güzel kadın Angelina Jolie'dir. Barbara, Miranda, Adriana... Hepsi yanında halt etmiş. Tapıyorum kadına yahu! Tam bir güzellik abidesi. ^^
Filme gelirsek... O da Angelina gibi harikaydı... İzleyene kadar Gia Marie Carangi'nin kim olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Başta filmin türünün biyografi olduğunu okuduğumda araştırdım ve az çok bilgi sahibi olarak izledim. Ve iyi ki de öyle yaptım... Eğer hikayeyi bilmeden izleseydim muhtemelen beni bu kadar etkilemezdi ya da şu an anladığım şekilde anlayamazdım.
8 Ocak 2015 Perşembe
Film & Kitap Yorumu: Uyumsuz | Veronica Roth
Kitap Adı: Uyumsuz
Özgün Adı: Divergent
Yazar: Veronica Roth
Tür: Genç Yetişkin, Distopya, Fantastik
Seri: Divergent #1
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayıncı: Artemis
Sayfa: 507
Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.
Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.
Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.
Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.
Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor!
Şu yazıyı yazarken ciddi manada içim kan ağlıyor. Kitabı bitirir bitirmez filmi izlemek gibi bir hata yaptım ve üstüne bir de üçüncü kitaptan öyle bir spoiler yedim ki... Düşündükçe ağlayasım geliyor.
Kitap bana göre sonu hariç mükemmeldi. Four... Tris... Okurken içimden sevinç nidaları attım. "İşte bu be! Sonunda kendime yeni bir Rose&Dimitri buldum!" Dövüşebilen, erkeklerin ağzını burnunu kırabilen kadın karakterlere resmen tapıyorum. Tris de bunlardan biriydi.
Beatrice, beş topluluktan oluşan bir dünyada yaşıyor. Bunlar; Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Bilgelik ve Dostluk. Her birey, on altı yaşına geldiğinde kendisine uygun olanı, ait olduğunu düşündüğü topluluğu seçiyor ve hayatına kararı doğrultusunda devam ediyor. Seçimden önce karar vermelerine yardımcı olmak adına bir teste tabi tutuluyorlar. Beatrice bir Fedakar olarak doğuyor ama hiçbir zaman kendini yaşadığı topluluk için yeterli bulmuyor. Onlardan farklı olduğunu düşünerek, kişiliğine en yakın gördüğü topluluğu, yani Cesurları seçiyor. Bu noktadan sonra ona, Beatrice yerine Tris diyoruz.
Özgün Adı: Divergent
Yazar: Veronica Roth
Tür: Genç Yetişkin, Distopya, Fantastik
Seri: Divergent #1
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayıncı: Artemis
Sayfa: 507
Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.
Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.
Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.
Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.
Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor!
Şu yazıyı yazarken ciddi manada içim kan ağlıyor. Kitabı bitirir bitirmez filmi izlemek gibi bir hata yaptım ve üstüne bir de üçüncü kitaptan öyle bir spoiler yedim ki... Düşündükçe ağlayasım geliyor.
Beatrice, beş topluluktan oluşan bir dünyada yaşıyor. Bunlar; Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Bilgelik ve Dostluk. Her birey, on altı yaşına geldiğinde kendisine uygun olanı, ait olduğunu düşündüğü topluluğu seçiyor ve hayatına kararı doğrultusunda devam ediyor. Seçimden önce karar vermelerine yardımcı olmak adına bir teste tabi tutuluyorlar. Beatrice bir Fedakar olarak doğuyor ama hiçbir zaman kendini yaşadığı topluluk için yeterli bulmuyor. Onlardan farklı olduğunu düşünerek, kişiliğine en yakın gördüğü topluluğu, yani Cesurları seçiyor. Bu noktadan sonra ona, Beatrice yerine Tris diyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



