12 Haziran 2015 Cuma

Kitap Senaryoları | Mim


Merhabalaaar! Düşes'in Günlüğü bizleri bir etkinliğe davet etmiş. Sümeyye ile birlikte yapalım dedik. Kendisine teşekkür ediyoruz. :*

1. Bütün kitaplarından kurtulman gerekiyor. Sadece belirli türlerden (Fantastik, Kurgu olmayan ve senin seçtiğin bir tür) birer tane kitap kalabilir. Hangi kitaplar kalırdı?

Tuğçe: Bu soruya ne cevap vermem gerektiğini çok düşündüm ama hiçbir şey bulamadım. Kitap alacakken bile günlerce düşünen biriyim, onlardan vazgeçip aralarından birkaç tanesini seçebileceğimi zannetmiyorum. =/
Sümeyye: Hangi bölümü seçeceğimi bile bu kadar düşünmezdim büyük ihtimalle. Kitaplarımdan kurtulmam istenen bir gelecek olmaz olsun. Yapamam. Evlatlarım gibi onlar benim.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Mabet | Sarah Fine

Kitap Adı: Mabet
Özgün Adı: Sanctum
Yazar: Sarah Fine
Seri Adı: Gölgediyarlar Muhafızları (#1)
Tür: Genç Yetişkin, Fantastik, Paranormal
Çevirmen: M. Can Uzer
Yayıncı: Aspendos
Sayfa: 358

"Planım : Şehre gir. Nadia'yı al. Bir çıkış yolu bul. Bu kadar basit."

Bir hafta önce on yedi yaşındaki Lela Santos'un en iyi arkadaşı Nadia intihar eder. Oysa bugün, uğurlama merasiminin ters gitmesi sayesinde Lela cennette, uzaktaki büyük kapılarla çevrili şehre, cehenneme bakıyordur. Karanlık ve yolunu şaşırmış yaratıklarla dolu olan İntihar Kapıları'ndan kimse kendi isteğiyle geçmez. Ama Lela herhangi biri değildir, en yakın arkadaşının ruhunu kurtarmaya kararlıdır - kendi ahiret hayatını feda etmek zorunda kalsa bile.

Lela, Nadia'yı bulmaya çalışırken bu karanlık şehrin uçsuz bucaksız sokaklarında devriye gezen muhafızlara yakalanır. İçlerinde insana en yakın olan liderleri Malachi, diğerlerinden tek bir nokta dışında farklıdır: ölümcül etkileyiciliği. Lela ile tanıştığında Malachi de kendi planını yapar: Nadia'yı geride bırakmak pahasına bile olsa Lela'yı şehirden çıkar. Çünkü Malachi, Lela'nın bilmediği bir şeyi bilmektedir: Bu karanlık şehir Lela'nın hayatını geçirmek zorunda kalacağı en kötü yer değildir. Malachi, onu bu kaderden uzak tutmak için her şeyi yapmaya hazırdır.


Kitaba başladığım zaman öyle çok bir beklentim yoktu. İlk kırk elli sayfasında da sıkılınca iyice hevesim kırıldı. Ama sonra bir baktım ne olduğunu anlayamadan iki yüzüncü sayfadayım, "Ay acaba ne olacaaaaaak?" diye meraktan çıldırıyorum. :D 

Mabet'i yaklaşık iki hafta önce bitirmeme rağmen zaman bulamadığım için yorum yazamadım. Eğer bu yazıyı iki hafta önce yazmış olsaydım kesinlikle daha fazla övgü ve heyecan içeriyor olurdu. Çünkü o dünyadan çıkar çıkmaz o kadar çok beğenmiştim ki... Şu an neyi neden beğendiğimi biliyorum ama daha çok hoşuma gitmeyen yerler aklıma geliyor. 

28 Mayıs 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: Ayaklı Bela | Jamie McGuire


Kitap Adı: Ayaklı Bela
Özgün Adı: Walking Disaster
Yazar: Jamie Mcguire
Seri Adı: Beautiful (#2)
Tür: Romantik, Yeni Yetişkin
Çevirmen: Boran Evren
Yayıncı: Yabancı
Sayfa: 472


Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et. 

Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı Bela'da esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan? 

Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...

Uzun bir aradan sonra hepinize merhaba! Çok yoğun geçen birkaç haftanın ardından Beautiful serisinin ikinci kitabı olan Ayaklı Bela yorumumla bomba gibi geri döndüm! :D

Bence aşk artık bu seriden sonra üç değil, tam altı harfli: T-R-A-V-I-S. 

Ayaklı Bela, ilk kitabın (Tatlı Bela) Travis'in ağzından anlatılmış şekliydi. Onun düşüncelerini okumak çok farklı bir deneyimdi. Jamie kadın olmasına rağmen bir erkeğin dünyasını çok güzel anlatmış. Ne çok abartılmıştı ne de öyle çok yüzeyseldi... Her şey tam tadındaydı.

24 Mayıs 2015 Pazar

İnceleme: Tüyap Maceram (23.05.2015)


Merhabalar.
Gönül isterdi ki bu yayını döner dönmez, fuar ruhu ölmeden, şöyle kıpır kıpır iken yazayım fakat ancak kendime gelebildim desem yeridir.

İlk olarak şunu belirtmeliyim ki, bu katıldığım ilk fuardı ve böyle bir atmosfer beklemiyordum. Birkaç haftadır fuar moduna girmiş, kendimi hazırlamıştım ama bugün... Kafamda kurduğum tüm olası fuar maceraları uçtu gitti diyebilirim.


Tüm o standları, kule kule kitapları görünce kendimi kaybettim. Ve inanın ciddi anlamda söylüyorum bunu. O standa mı gitsem, bu kitabı mı alsam diye düşünmekten bir ara başıma ağrılar girdi. Ama kazasız belasız günü atlattım neyse ki.

21 Mayıs 2015 Perşembe

Kitap Yorumu: Aşkın Ritmi | Kylie Scott

Kitap Adı: Aşkın Ritmi
Özgün Adı: Play
Yazar: Kylie Scott
Seri Adı: Stage Dive (#2)
Tür: Romantik, Yeni Yetişkin
Çevirmen: Alp Levi
Yayıncı: Yabancı
Sayfa: 320


Kylie Scott, çok satan romanı Aşkın Müziği ile başladığı Stage Dive serisine Aşkın Ritmi'yle devam ediyor. Stage Dive'ın bateristi Mal Ericson, imajını acilen toparlamalıydı, en azından bir süreliğine. Koluna takacağı iyi bir kız bu sorunu çözerdi. Mal, bu planın kalıcı olması niyetinde değildi, ama hayatındaki tek doğru kızı bulmayı hesaba katmamıştı…

Anne Rollins, gençlik hayallerini ve odasının duvarlarını süsleyen rock tanrısıyla tanışmayı hayal bile etmemişti, özellikle de bu koşullar altında: Anne'in altından kalkamadığı maddi problemleri vardı. Fakat yine de partinin vahşi bateristinin sahte kız arkadaşını oynaması için sunulan teklifi kabul etmek pek de iyi sonlanamazdı. Adam ne kadar seksi olursa olsun!.. Değil mi?


Kylie Scott şüphesiz kendi tarzında başarılı bir yazar. Serinin ilk kitabı olan Aşkın Müziği'ni okuduktan sonra bunu anlamıştık. Ama Aşkın Ritmi'ni çok daha sevdim diyebilirim.

İlk kitap yorumumda Malcolm'a olan merakımı dile getirmiştim zaten. Eh hal böyle olunca bol heyecanlı bir okuma süreci olacağından emindim. Fakat bu kadar komik olacağını kesinlikle beklemiyordum. Yer yer yazar öyle espriler yapıyor ki bir süre okumayı bırakıp gülmeyi kesmeye çalışıyordum. 

David'i sevmiştim, evet. Ama Malcolm... Ne söylesem az kalır sanırım onun için. Öylesine deli dolu, enerjik, komik bir karakterdi ki kitap sadece onun için bile okunur. Okurken birçok yerde acaba burada ciddi mi yoksa espri mi yapıyor diye kafa yorduğum da çok oldu. Ve söylemezsem olmaz ben bu kadar çok konuşan bir erkek karakter görmedim! Fakat kesinlikle iyi anlamda söylüyorum bunu. Bu zamana kadar genelde ağır başlı, pek konuşmayan erkek karakterlere alıştığımdan dolayı Mal benim için taze bir nefes oldu adeta.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...